Anasayfa İletişim


Hal Tasarısına itirazlarımız

Ankara 25 Ağustos 2009 Türkiye'de Yaş sebze ve meyve ticareti 552 sayılı K.H.Kararname ile düzenlenmektedir. İhtiyaç duyulduğunda veya bazı baskı guruplarının talepleri doğrultusunda mevcut düzenleme defalarca değiştirilmiş ve K.H.K’ ye yeni maddeler eklenmiştir. Son değişiklik 05.05.2007 Tarihinde 5652 sayılı Kanun ile yapılmıştır.. Bu değişikliğin sektör paydaşları tarafından anlaşılıp uygulamasında birlik sağlanmadan Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan başka bir taslağın Başbakanlığa gönderildiği öğrenilmiştir. Haziran 2009 ayında Bakanlar Kurulunda görüşülen Tasarının yeni dönemde TBMM’de görüşülmesinin kararlaştırıldığı sayın Bakan tarafından basına açıklanmıştır. Bakanlar Kurulunda görüşülen ve yeni Yasama döneminde TBMM de görüşüleceği açıklanan Tasarı Taslağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Başbakanlık web sayfalarında TBMM’ne gönderilene kadar görülememiştir. Taslağın bu kadar gizlenmesi ve yangından mal kaçırır şekilde TBMM’e ulaştırılarak Yasalaştırılmaya çalışması sektör mensuplarını üzmektedir. Taslakta; nihai tüketiciyi ele geçiren yabancı sermayeli zincir market guruplarının taleplerinin yerine getirildiği görülmektedir. Maddeler bazındaki değerlendirmemizden evvel Toptancı Hallerle ilgili bazı bilgiler vermekte fayda görülmektedir. -Toptancı Haller, Üretici ve tüccar mallarının değerlendirilerek paraya çevrildiği yerlerdir. Kamuoyunda bilinenin aksine komisyonculara değil üreticilere ve üretici malını pazarlayan ticaret erbabına çok gerekli olan bir mahaldir. -Toptancı Haller üretici mallarının fiyat bulduğu yerlerdir. Piyasalarda pek bilinmeyen bu hususu açıklamakta fayda görülmektedir. Sebze ve meyve maliyet esasına göre satılamamaktadır. Bu malların fiyatları günlük arz ve talebe göre belirlenmekte, maliyet unsuru dikkate alınamamaktadır. Bu gerekçe bile toptancı hallerin mutlaka faal olmasını gerektirmektedir. -Sebze ve meyveler raf ömrü çok kısa olan mallardır. Bu sebeple alım satımlarının mutlaka gününde ve kısa sürede yapılması zorunludur. Bu sebeple sebze ve meyvelerin Çevre ve insan sağlığı düşünülerek ayrı bir mahalde toplanması ve alım satımlarının özel yerlerde yapılması çok önemlidir. Türkiye’nin yıllık 45-50 milyon tonluk üretimi düşünüldüğünde, Toptancı hallere kesinlikle ihtiyaç bulunduğu görülmektedir. -Türk çiftçisi küçük ölçekli arazileri işleyerek üretim yapmaktadır. Taslakla getirilmek istenilen Zincir marketlerin büyük üreticiler yaratıp küçük üreticileri kendi arazilerinde veya büyük tarımsal sanayi kuruluşlarında maraba olarak çalıştırmaktır. Türk çiftçisi bu duruma düşürülmemelidir. Kendi arazisinde günlük hasat ettiği ürünleri pazarlaması için mutlaka günlük bir fiyat ve ürünlerini satışa sunabileceği bir mahale ihtiyaç vardır. Burası da toptancı haldir. -Sebze ve meyvelerin kayıt altına alınabileceği, sağlık yönü ile izlenebilirlik ve laboratuar kontrollerinin yapılabileceği en uygun mahaller Toptancı Hallerdir. Zincir market yetkilileri basın ve medyaya verdikleri açıklamalar ile siyasilerle yaptıkları görüşmelerde devamlı iki defa rüsum ödediklerini ifade ederek tüm kamuoyunu yanıltmaktadırlar. Bu ifadelerine bazı siyasilerimiz ve hatta Bakanlarımızı dahi inandırdıkları görülmektedir. İki defa rüsum ödemesi kesinlikle doğru değildir. 5652 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu sebze ve meyveler satışa sunuldukları yer haline girmekte ve bu yerlerde belediyeye % 2 rüsum ödenmektedir. Bu ödemeyi sebze ve meyve ticareti ile uğraşan tüm paydaşlar yapmaktadır. Üretim bölgesi toptancı hallerinden mal alan hiçbir alıcı rüsum ödememektedir. Zira rüsum, malını satılmak üzere toptancı hale getiren üretici veya tüccardan kesilmektedir. İki defa rüsum ödüyoruz diyenleri bu savlarını ispata davet ediyoruz. Sektör mensupları olarak beklentimiz; Yasal düzenlemenin kayıtlı çalışan hal esnafının durumu düzeltmesi ve kayıt dışı ticareti önlemesidir. En büyük beklentilerden birisi de , Toptancı hallerin fiziki yapılarının çağdaş standartlara yükseltilmesidir. Paydaşların bu beklentilerine karşılık yeni Kanun Tasarısı Taslağı ile Toptancı hallerimiz tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının açıklamalarına göre sebze ve meyvede Kayıt dışı ticaret % 70 ler seviyesinde olup parasal tutarı 22 milyar liradır. Bu miktar alım satımın Mali kaybı 4-5 milyar liraya ulaşmaktadır. Kayıt dışı ticarete bir çare bulunmadan ve gerekli alt yapı oluşturulmadan Toptancı Haller dışında sebze ve meyve satışlarının serbest bırakılması doğru bulunmamaktadır. Tasarının Tüketiciye bir faydası olmayacaktır. Toptancı hallerde işlem gören ürünlerden alınan belediye payının (rüsum) % 2’ den % 1’e düşürülmesi, hal dışı satışlardan da % 2 rüsum alınacak olması perakende ürün fiyatlarında bir değişiklik getiremeyecektir. Üretici fiyatları ile market raflarındaki fiyatlar arasında tartışılan, Kamuoyunda gündeme oturan fark % 2’ler, % 5, % 10 değil, % 200. 300, 500 ler seviyesindedir. - Tasarı Üreticilerimize de bir fayda sağlamaktan uzaktır. Sebze ve meyvede pazarlama sorunu yoktur. Ancak üreticinin beklediği fiyatı bulup bulamadığı tartışılabilir. Ürünlerin arz talebe göre fiyatlarının oluştuğu bir ortamda üretici umduğunu bulamazken, bağ bahçesinde piyasadan bihaber olarak malını sattığında beklediği fiyatı bulması asla mümkün olamayacaktır. Kanun Tasarısının asli mimarları olarak görünen büyük zincir marketlerin aşırı rekabetçi oranlarda yüksek miktarlarda mal satın alabilme güçleri ve yetenekleri, üreticilere bazı şartları empoze etmelerine ve üretici gelirlerinin sık sık düşmesine sebep olmaktadır. Bu gerçeğin unutulmaması ve çok iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. AB Ülkelerinde başlangıçta % 60 seviyelerinde olması amaçlanan üretici örgütlerinin arz yoğunluğu % 30/40 arasında durgunlaşmış ve bu değerlerin gerisine düşebilecek durumda olduğu belirtilmektedir. Çok çeşitli korumalara ve desteklere sahip Avrupalı üreticileri bu hale getiren sistemin korumasız ve desteksiz Türk çiftçisine etkilerini ilgililerin takdirine bırakıyoruz. Bugün AB üyesi İspanya üreticilerinin ve Üretici Birliklerinin en büyük problemi zincir marketlerin alım güçlerini kullanarak fiyat dikte ettirmeleri ve üretici gelirlerinin her yıl azalmasıdır. Tasarı Taslağına vaki itirazlarımız maddeler halinde aşağıda açıklanmaktadır. 1-Toptancı hallerin kurulmasında Bakanlık yetkisi devam etmelidir. Belediyelerce gerekli gereksiz yerlerde gecekondu hallerin açılması sektörümüze büyük darbe vurmaktadır. 2-Taslağın 4.ncü maddesi ile "Toptancı Hale Bildirim" başlıklı yeni bir düzenleme getirilmektedir. Bu madde ile Toptancı hallerin devre dışı bırakılmasının amaçlandığı görülmektedir. Hal dışında satılan sebze ve meyvelerin en yakın hal müdürlüklerine bildirimde bulunularak ve % 2 rüsum ödemesi ile ticaret hal dışına kaydırılmak istenmektedir. Toptancı hallerini komisyoncular kurmamıştır. Gerek Üreticiye gerekse tüketiciye Kamu hizmeti verebilmek amacı ile Belediyelerce kurulan ve özel Kanunla yönetilen bu mekanları dışlayarak açık alanlarda sebze meyve ticaretini özendirmeye bir mana verilememektedir. Bu talebin sahibinin organize perakendeciler olduğu açıktır. Mevcut Kanunda “Sebze ve meyvelerin toptan alım ve satımı toptancı halde yapılır. Hal dışında alım satım yapılamaz” maddesine karşılık % 70 lere varan kayıt dışı ticaretin hal dışında bildirim ile serbest bırakılması sonucu ortaya çıkacak tabloyu yetkililerin dikkatlerine sunmak istiyoruz . 3-Toptancı Hallerde işlem gören mallardan alınan belediye payının (Rüsum)oranı değiştirilmekte, hal içinde yapılacak satışlarda bu oran %1'e indirilmekte ve üretim bölgesi halinde alınması öngörülmektedir. Rüsum oranını azaltılması doğru bulunmakla birlikte , bu miktarın yarısının üretim bölgesi toptancı halinin belediyesine, diğer yarısının da malın satışa sunulduğu yer halinin belediyesi hesabına yatırılacak olması Belediyelerin % 0,5 rüsum ile hal hizmeti vermelerini engelleyecektir. Böylece esasen amaçlanan hallerin kapatılmasının yolunun maddi gerekçelere bağlı olarak ilgili belediyeler tarafından yerine getirilmesine sebep yaratılmaktadır. . 4- Tasarının 5.maddesinin 6.cı bendinde; Komisyoncuların alacağı komisyon oranı % 8'den % 6 ya indirilmektedir. Taslak düzenleyenleri ve Kanun Yapıcıları insafa davet ediyoruz. Gerek Kamunun sağladığı hizmet ve ürettiği mallardaki fiyat artışları, gerekse özel sektörce verilen mal ve hizmetlerin fiyat artışları meydanda iken Hal komisyoncularının almakta olduğu % 8 komisyon oranı ile oynanmasına bir anlam verilememektedir. Üreticilerin malını paraya çevirerek devlete vergi tahsildarlığı yapan komisyonculardan % 2 lik komisyonun çok görülmesini yetkililerin takdirlerine sunuyoruz. AB Ülkelerindeki hallerdeki meslektaşlarımız ve hatta üretici birlikleri % 10-12 komisyonlarla çalışırken Ülkemiz komisyoncularının % 6 komisyonla bu hizmeti vermeleri mümkün görülmemektedir. Kiralarımız, nakliyelerimiz, çalıştırdığımız kayıtlı personelin yükleri, iletişim, sarf malzemeleri fiyatlarının devamlı arttığı bir ortamda bu maddeyi kabul etmemiz mümkün görülmemektedir. Buradan da anlıyoruz ki esas amacın ticaretin düzenlenmesi değil, toptancı hallerin ve hal komisyoncularının çalışamaz hale getirilmesidir. Aynı hassasiyetin perakende zincir marketler içinde bir kar oranı belirlenmesi şeklinde Taslakta açıklanmasını bekliyoruz. Perakendecilerin % 500 lere varan kar marjlarına hiçbir önlem düşünülmezken komisyoncuların % 8 oranındaki yasal haklarının düşürülmesine sıra gelmesi de manidar karşılanmaktadır. 5--Taslaktaki en önemli ve en tehlikeli maddelerden biri de 11. madde ile Toptancı hallerindeki işyerlerinin işletilmesi şeklinde düzenlenmektedir. Bu madde ile Tahsis şeklinde işletilen Toptancı hallerindeki dükkanların kiralama yoluyla işletilmesinin önü açılmaktadır. Boş olarak tahsis aldığımız ve yıllarımızı vererek çalışılır hale getirdiğimiz dükkanlarımız Devlet ihale Kanunu hükümlerine göre yani açık arttırma ile kiraya çıkacak ve en yüksek kirayı verene kiralanacaktır. Böyle bir düzenlemenin hangi Hukuk Kurallarına uygun olduğu da merak edilmektedir. Ömrümüzü verdiğimiz dükkanın başka birine kiralanmasını kabul edecek bir kişinin olduğunu düşünmenin de yanlışlığına değinmek istiyoruz, bir madde ile 30 senelik geçmişimiz ve birikimimiz tek satırla elimizden alınmaktadır. Böyle bir düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir. Bu maddeyi iç barışımızı bozmaya yönelik ve tehlikeli bir yaklaşım olarak görüyoruz.Bu uygulamanın on yıl sonraya atılması da soruna çözüm getirmemektedir. Toptancı hallerde satışa sunulan üretici veya tüccar malının garantisi ile hal içi işlem düzeni açısından Tahsis ile oluşan işyerlerinde tahsisi verenin cezai müeyyideleri tek taraflı olarak rahatça uygulayabilme imkanı bulunmaktadır. Kira veya mülkiyette ise aynı yaptırımların uygulanabilme imkanı olamayacaktır. Sayın İlgili; Bizler uzun yıllardır üretici ve tüccar mallarını Türkiye'nin ve dünyanın diğer Ülkelerine başarı ile pazarlaya ve paraya çeviren Toptancı Hal Komisyoncuları olarak böyle bir Kanun Tasarısı Taslağını son derece tehlikeli buluyoruz. Bu Taslağın bu hali ile Kanunlaşması halinde olacakları da aşağıda kısaca özetlemek istiyoruz. 1- Belediyeler gerekli gereksiz demeden siyasi geleceklerine katkısı uğruna ticari sosyal ekonomik fonksiyonlarını dikkate almadan gecekondu haller açacaklardır. Sonrada ürünlerin çok el değiştirdiği Kamuoyunda devamlı tartışılır hale gelecektir. 2-Üretim bölgelerinde Toptancı Hallere giren ürün miktarı hızla azalacaktır. Belediyeler miktar olarak azalan ürün girişleri yanında % 0,5'e indirilen rüsum geliri ile bu sistemi yürütmelerinin imkansızlaştığını ileri sürerek toptancı halleri kapatacaklardır. 3-Bu gün büyük boyutlarda had safhaya ulaşmış kayıt dışı ticaret hal komisyoncularının rekabet şansını ortadan kaldırmaktadır. Taşarı bu durumu Yasal bir zemine oturtacak, bir çok komisyoncu sistemden dışlanmış olacaktır. 4-Hallerin ve Komisyoncuların fonksiyonlarının sona ermesi başta küçükler olmak üzere tüm üretileri aracı ve korsan satıcıların insafına terkedecektir. 5-Kısa süre sonra küçük üreticiler üretimden çekilecek ve ortalık büyük sermayenin oluşturduğu tarımsal sanayi kuruluşlarına kalacaktır. Üretimden çekilen veya üretim yapamaz hale gelen küçük çiftçimiz yerli ve yabancı sermayeli büyük zincir market gruplarının marabası haline gelecek ve onlar için ve onların istedikleri fiyatlara kendi arazilerinde mal üretmek zorunda kalacaklardır. 6-Pahalı üretilen ürünler pahalı olarak tüketiciye sunulacak ve halkımız bugünkü fiyatların bir kaç katına sebze ve meyve tüketmek zorunda kalacak ve büyük çoğunlukla da tüketemeyecektir.Kazanan yabancı zincir marketler olacaktır. 7- Kanun Tasarısının Uluslar arası büyük organize marketlerin istediği bu şekilde Kanunlaşması, nihai tüketici pazarını elinde tutan bu gurupların üretcimizi de ele geçirmesini sağlayacaktır. Böylece küçük esnafımızın, Pazar yerlerimizin, yerel marketlerimizin, toptanca hallerimizin bu haksız rekabet ortamında tamamen devre dışı kalmasından başka bir faydası görülmeyecek ve kesinlikle fiyatlara olumlu bir yansıması da olmayacaktır. SAYGILARIMIZLA. TÜSEMKOM